|
Ultraviole ile dezenfeksiyon,
suya bir kimyasal veya oksidant ilave etmeksizin, mikroorganizmaların
dezenfeksiyonunu sağlar. Düşük basınçlı civa
lambası kullanılarak kısa uv dalgaları üreten
dezenfeksiyon sistemi, bakteri, protozoa, virüs, küf, mantar, alg ve
bunların yumurtalarını etkisiz hale getirir.
Ultraviyole
sistemlerinde alüminyum yada paslanmaz çelik bir yatak, lambayı sarar
ve bu yataktan geçen su Ultraviyole ışınlarının
bombardımanına uğrar. Ultraviyole sisteminin
çalışma prensibi, mikroorganizmaların DNA ve RNA
yapılarını bozarak etkisiz hale getirmektedir.
Ultraviyole
dezenfeksiyonunun tam olarak gerçekleşebilmesi için suyun bulanık ve renkli
olmaması gerekir.Bu yüzdende genelde Ultraviyole öncesinde 5 micronluk
filtre tavsiye edilir. Mikropları öldürme kapasitesi zaman geçtikçe
azalır ve yaklaşık yılda bir kez lambasının
yenilenmesi tavsiye edilir.
Ultraviole sistemlerin geneli paslanmaz çelik bir gövdeden
(ışın odası) oluşmaktadır. Ultraviole
lambası ise bu odanın içine yerleştirilen quartz camın
içinde bulunmaktadır. Sistemin çalışması ise elektrik
akımı ile Ultraviyole lambasının yanması ve
verdiği dalga boyu ile suda bulunan organizmaları etkisiz hale
getirilmesidir.
Ultraviole sistemi seçerken;
1.
1.
İhtiyaç duyulan saatlik pik debi,
1.
2.
Lamba adedi ve lambaların güçleri,
1.
3.
Etkin ışın odası hacmi,
1.
4.
Suyun geçirgenliği çok önemlidir.
Buradaki parametreler doğrudan ultraviole sistemin verimini ve
çıkış suyu kalitesini belirlemektedirler.
Ultraviyole
Işığı
Ultraviyole
ışığı kullanımı, doğayı taklit
etme teşebbüsü olarak tanımlanabilir. Güneş
ışığı, suda bulunan bazı bakterileri yok
eder. Su, Ultraviyole ışığına maruz
bırakılırsa, patojenler yok edilir. Yalnız bu
arıtımda suda bulanıklık ve renk olmamasına dikkat
edilmelidir. Ultraviyole ışığı suya hiçbir
şey ilave etmemekle birlikte bazı tat ve koku problemlerinin
ortaya çıkması konusunda çok küçük bir olasılık
vardır.
Ultraviole dozajı
mikrowatt.saniye / cm2 (uWs/cm2) olarak
ölçülür. Mikrowatt değeri arttıkça, doz artar, temas süresi
arttıkça, doz daha etkin olur. Bu yüzden ışın
odası hacmi ve kullanılan enerji dozu çok önemlidir. 

Ultraviyole’nin avantajları ;
- Düşük
işletim maliyeti,
- Düşük temas
süresi,
- Tatsız ve
kokusuz olması,
- Suya bir kimyasal
eklenmemesi.
Ultraviyole’nin dezavantajları ;
- Düşük nüfuz
etme gücü,
- Bulanıklıkla
engellenebilmesi, (ön
arıtma ihtiyacı)
- Tüp üzerinde ince
bir tabaka oluşması,
- Ultraviyole
lambasının zamanla gücünü kaybetmesi.
Ultraviyole
ve Hidrojen peroksit ile Dezenfeksiyon
Dezenfeksiyon
ürünleri, içme suyu kalitesinin yönetiminde
karşılaşılan oldukça yaygın bir problemdir. Suyun
dezenfeksiyonu yöntemi olarak, klorlama yerine Ultraviyole + hidrojen
peroksit kullanımı denenmiştir. Dayanımı ve
dezenfeksiyon gücünü, su ağının 1 km uzunluğu boyunca
korunmuştur. Bu ağ boyunca, farklı debiler ve farklı
kirlilik konsantrasyonları bulunmaktadır.
Deneysel
adımda, su ağında Ultraviyole
ışığının engellenmesi olmaksızın
hidrojen peroksitin dayanımına arttırmak
amaçlanmıştır. Daha sonra, Ultraviyole + HP’nin
yeterliliği sınanmıştır. Yüksek HP
konsantrasyonları kullanılmıştır. Ultraviyole
lambaları 40 dakika boyunca açık tutulmuş ve Ultraviyole
lambası her 100 km’de bir yerleştirilmiştir. Bunun sonucunda
da mikrobiyolojik arıtımın, çok kısa sürelerle
başarılı bir biçimde yapıldığı
görülmüştür.
|